Büyünün Rengi

Terry Pratchett ile tanışmam yıllar öncesine dayanır. O zamanlar kitaplarının Türkçe çevirisi ya yoktu ya da vardı da ben bilmiyordum. Ankara’daki British Concil’den kitaplarını ödünç alıp okumadan geri verirdim. Kitap kapakları hep aşırı sevimliydi ve sanırım bu yüzden hiç ciddiye almadım. Geçen sene bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine 41 kitaptan oluşan Disk Dünya sersinin 5-6 kitabını satın aldım. Dedim ya kapakları aşırı sevimli diye o yüzden dayanamayıp alıyorsun koyuyorsun kütüphanene…Gözünüz korkmasın aşağıda bu seriyi okuma ile ilgili bir görsel var. Ona göre okuyabilirsiniz.

Neyse geçen ay nihayet bitirebildim serinin ilk kitabını… Tasarlanan her yeni fantastik dünyaya alışmam, sindirmem zaman alıyor. Nitekim yine öyle oldu. Fantastik edebiyatın olmassa olmazlarından olan, kitap içerisinde dünyanın bir haritası var ancak bu harita eski basımlarda bulunmuyor. Çünkü Pratchett betimlediği dünyanın okuyucunun hayal gücüne bırakmayı tercih ediyor. Bu durumu pek sevmedim aslında… Zira o dünyayı ben hayal edeceksem, sen ne yapacaksın?

Gelelim genel hatlarıyla kitabın incelemesine… Dil ve anlatım bakımından daha önceki basım ve yayın evine ait kitabı bir “tık” daha iyi buldum. Bazen satırlar arasında kaybolabiliyorsunuz. Ben bu durumda paragraf başına geçip tekrar okuyorum, hâliyle vakit kaybı oluyor. Bu durum çevirmen kaynaklı mı yoksa Pratchett’in yazım şeklinden dolayı mı çok anlayamadım. Tasarlanan dünyanın içerisine çok giremedim zira başlarda biraz bilgi verse de sonrasında kahraman hikayesine dönüşüyor. Bir bakıma haklı bir tutum. Toplamda 41 kitaplık bir seride bunu azar azar vermek istemiş olabilir. Kahramanların profillerini rahatlıkla çözümleyebiliyorsunuz. Ezik bir büyücü, saftirik bir turist, dengesiz bir savaşçı var. Bunların bir araya gelme örgüsü beklenmedik bir şekilde oluyor. Zaten genel olarak kurgusu zaten standartların üstü diyebilirim.

Pratchett hicivci bir yazar ve hikayemiz şekillendikten sonra bunu rahatlıkla görmeye başlıyorsunuz. Bir kaç yerde kahkaha attığımı hatırlıyorum. Mizahı da belirli bir seviyede kullanmış diyebilirim. Fantastik öğeleri alışılmışın dışında kullanmış ve bazen hayrete düşebiliyorsunuz.

Şöyle bir toparlamak gerekirse, bazı yerlerde “ya bi olmamış sanki”, “neye giydirmiş ki burada?” yada “Hmmmph” dedirtse de fantastik edebiyat okurlarının edinmesi gereken bir kitap ve seri diyebilirim. Keyifli okumalar !

İlginizi Çekebilir...

Rhianna Pratchett: “Babam bana büyü yapmayı öğretm... Terry Pratchett’ın kızı, yıl sona ermeden geçtiğimiz mayısta kaybettiğimiz büyük usta için dokunaklı bir anma yazısı kaleme aldı. Terry Pratchet...

Bir cevap yazın