Deniz Tanrıçası

P.C Cast hayranı bir okuyucu olarak yazarın Tanrıça serisinin ilk kitabı olan “Deniz Tanrıçası”nı bir solukta okudum. Söz konusu fantastik edebiyat olunca pek çok farklı kavramı satırlarına taşıyan yazar, bu seride de kendini aşmış. Gece Evi serisinde olduğu gibi pek çok miti yine güzel bir örgüyle birbirine bağlamış. Dil olarak yine Gece Evi serisinden tamamen farklı bir dille yazılmış. Yani tipik Amerikan ergen dili kullanılmamış. Kurgu olarak ise gayet yaratıcı. Büyüklere masallar kıvamında, ana karakterimiz bir deniz kızına dönüşüyor. Tabi yaratıcı olduğu kısım burası değil, nasıl deniz kızına dönüştüğü…

[metaslider id=358]Serinin diğer kitaplarına baktığımda “Bahar Tanrıçası” kitabında “Acaba başka bir ana karakter mi var?” sorusu aklıma geliyor. Çünkü bi karakterin bahar, deniz, gül, aşk, truva, ışık, efsane tanrıçası olması fikri abartı geliyor. Dolayısı ile de seri olma özelliğini ne kadar taşıyacağı soru işareti oluyor.

Çeviri olarak ise yine başarılı olduğunu söyleyebilirim. Absürd veya anlamsız bir cümleyle karşılaşmadım. Kurgu ve dil olarak kitabı beğensem de aslında tüm olayların tek bir kişi üzerinde devam etmesi hikayeye zarar vermiş.

Serinin diğer kitaplarını okudukça, eleştirileri ve kıyaslamalarımı yazıyor olacağım ancak seri olarak değil de tek bir kitap, tek bir hikâye olarak bakıldığında da kütüphanenizde olması gereken bir kitap.

Bir cevap yazın