Genç Bir İşadamına

Emre Yılmaz.. Hayatımda yer etmiş bir elin parmaklarını geçmeyen yazardan bir tanesi. Çok matah bir edebiyat eğitimi de almamış.

Kitap ile yakın bir arkadaşım aracılığı ile tanıştım. Olum bizim iş adamlık neyimiz var diye mızmızlanırken açtım kapağını.

“Ruhunu sat.

Hemen, bir an önce sat ve kurtul.

Nerede ve nasıl mı satmalısın?

Piyasa seni bulacak merak etme!

Ondan sonrası daha kolaydır.”

Metni ile merhaba dedi bana. Sayfalar birbirini izledi daha sonrasında. Kitabın ismi yanıltmasın, sadece iş adamlarının sıkıcı, tek düze, ekonomik ve bayat hayatlarına yönelik bir kitap değil.

Her sayfasında kendi hayatınıza dair bir şeyler bulabileceğiniz, muhtemelen altlarını cizmekten kalem bitireceğiniz bir kitap olacak sizin için.

Hayatın gerçeklerini bu kadar iyi ve net anlatabilen bir yazarla daha karşılaşmadım ben. Öyle cahil cesareti ile değil, o dünyanın içerisinde yoğrulmuş. Binlerce badire atlatmış, entelektüel zekası muhtemelen bu ülkeye fazla olan birinin kaleminden dökülmüş sayfalara.

Bu kitabı maximum 6 saatte bitirmeyenin sosyokültürel durumundan korkarım açık olmak gerekirse.

Son sayfayı okuduğumda bana sevinç, şaşkınlık, hayatı sorgulama gibi pek çok duyguyu bir arada yaşatan ender kitaplardandı. Emre Yılmaz’a böyle bir çalışma yaptığı için çok teşekkür ederim.

Benim elimdeki kitap 27. baskı, sanırım düşüncelerimde yalnız değilim. Neyse çok uzatmadan yazımı kitaptan bir metin ile bitirmek istiyorum.

“Sen ve ben genç dostum eğer birgün biryerlerde karşılaşır da bir şeyler yazmak istersek, gel, birlikte uzun bir küfürname yazalım. Şöyle kendimize, herkese ve herşeye – önden arkadan, ana avrat, doya doya küfredelim.”

Bir cevap yazın