İyi Bir Kitaplık Nasıl Olmalı?

Sahaflardan, çağdaş kitapçı dükkanlarından merakla toplayıp getirip kütüphaneme dizdiğim kitaplar çoğaldıkça dertlenmeye, sormaya başlardım: iyi bir kitaplık nasıl kurulur? Nitelikli bir kitaplıkta “hangi tür kitaplar” olmalıdır? Kitaplar yazarlarına göre mi, türlerine göre mi tasnif etmeli? Hangilerini tutmalı, hangilerini dağıtmalı? Bir zamanlar ilgilendiğimiz, hevesimiz kaçınca boş verdiğimiz konularda edindiğimiz kitapları elden çıkartmalı mı?

Kitaplığınızdaki boşluklar kültür ve bilgi eksildiklerimizi yüzümüze vurur gibi batar gözümüze. Ve her gün gece gündüz okusak yine de bir ömre sığmayacak henüz edinemediğimiz on binlerce güzel kitabı düşündürür bize. Kitaplığımızda boşluklar göze batacak gibi değilse bu kez de iştahla alıp dizdiğimiz okumaya fırsat bulamadığımız, bir daha yüzüne bakmadığımız onlarca kitap suçlar bizi. Fakat bir kitaplık yalnızca okunmuş tüketilmiş kitaplardan mı oluşmalıdır? Üstelik kitap öyle bir okunuştan sonra “tüketilip bitirilen” bir şey midir?

Kişisel bir kitaplık kurmaya başladığımız günlerde hepimiz benzer ufak soru(n)larla meşgul olmuşuzdur muhakkak. Şüphesiz ki, bir okurun nitelikli okur olup olmadığını anlamak için okurun kitaplığına bakmak gerekir. Evet, kitaplıklarımız ufkumuzun hudutlarını gösterir. ilgi alanlarımız, dünya görüşümüz kitaplıklarımızdan da belli olur. Yalnızca inanç veya ideoloji temelli kitaplarla donatılmış bir kitaplık ne kadar zengin sayılabilir? Karşıt görüşlerin yazarlarını okumazsak bakış açımızı daralmaz mı? Kitaplığımızdaki kitapların çeşitliliği bizim aklımızın karışıldığının mı, kararsızlığımızın yoksa hiçbir kampa, ideolojiye, cemaate, kalabalığa bağlı olamayışımızın mı göstergesidir?

Bazen dini veya ideolojik bir davanın adamı olmakla gururlanan arkadaşlarımın evlerini ziyaret et tiğimde derhal kitaplıklarına bakarım. Neler okuyorlar, nelerle meşguller, yeni bir şey var mı diye. Bunu ortak yazar, ortak mesele paydamızı geliştirmek için yaptığım gibi onları biraz daha tanımak için de yaparım. Böyle kitaplıkları kurcaladığımda çok sesli bir konçerto değil de tek sesli bir marş dinlemiş gibi olurum Otuz sene önce özellikle Sosyalistleri hedef alan, kitapların toplatılıp yakıldığı iki askeri darbeni yaşandığı, “kitabın” tehlikeli bir nesne, “okumanın” sakıncalı bir eylem olarak algılandığı sert bir dönemden geçti ülke. Okumaya ve kitaba ilgi azaldı. Bu nedenle 12 Eylül sonrası birçok anne baba için roman, şiir, hikâye -hele ki tarih, felsefe ve politika- gibi türleri okumak aklı bulandıran, vakit kaybına neden olan lüzumsuz bir uğraş olarak görüldü.

Darbeden sonra, satışlarım arttırmak isteyen gazetelerin teşvikiyle her evde ansiklopedi bulundurma modası başladı. Sıkıyönetimli yıllan yaşamış anne babalar tarafından, çocuklarına okulda derslerinde faydalı olması için, gazete kuponu biriktirilerek edinilmiş karton kapak ansiklopediler, bardak tabak ve dantellerle süslenen vitrinlere özenle yerleştirilir; bu vitrinler evde uzun süre aynı zamanda kitaplık işlevi de görürdü. Türkiye zenginleşip özgürleştikçe okur sayısında da belirgin bir artış oldu. Bu artış kitaba olan talebi arttırdığı gibi “kitaplıklara” olan talebi de arttırdı. Teknolojinin gelişmesiyle son yıllarda bir de “elektronik kitap” diye bir şey girdi hayatımıza.

Bu cihazlar, her ne kadar yüzlerce kitabı aynı anda yanımızda taşıma kolaylığı sağlıyor olsalar da kullanım bakımından “ergonomik” değiller. Sayfalara dokunarak, yıpratarak; satırların altını kurşun kalemle çizerek, karıştırarak, göz atarak, ikiye katlayarak okumanın zevkini nihayetinde “bir cama bakarak” okumak alabilir mi? Matbu olarak basılı bir kitabı okurken bütünüyle kitabı görmekle, hissetmekle, yalnızca ekranda “ilgili kitabın o sayfasına” bakarak okumak, hiç bir olur mu? Reçel kavanozunu yalamak gibi bir şey bu… Hissiz, lezzetsiz…

Biz yine kitaplığınıza dönelim. İster türlerine göre sıraya dizelim ister yazarlarına göre; bir kitaplığı iyi yapan kitapların sayısından da önce konularındaki, yazarlarından türlerindeki çeşitlilik ve niteliktir. İyi bir kitaplık ancak okunmamış, okunmuş ya da tekrar tekrar okunacak nitelikli ve farklı kitaplarla zaman içinde yavaş yavaş ve acelesiz kurulur.

İlginizi Çekebilir...

Gizli Mekanlara Açılan Kitaplık Kapıları Kitaplık kapıları için kitaplıkların bölme olarak kullanılması ve diğer tarafa bu kitaplıkta yer alan kapıyla ulaşılması ya da bildiğiniz kapı yerine ...

Bir cevap yazın