Osmanlı’da Bir Papaz

Sofroniy Bulgar kaynakçalarında siyasi ve dini yönü dışında edebi yönüyle de çok önemli bir
yere sahiptir. Edebi yönü her ne kadar zayıf olsa da tam tersi olarak anlatılır ve değerlendirilir. Ancak “Osmanlı’da Bir Papaz” otobiyografisinden de anlaşılacağı gibi edebi amaç dışında yazıldığı çok bellidir. Sofroniy’in edebi ve sanatsal kriterleri ön planda tutabilecek bir birikime sahip olmadığı da eserde çok açık bir biçimde görülmektedir. Biraz Osmanlı’yı karalama gibi bir amacı da vardır. Ancak tarihi açıdan bakıldığında, bazı olaylara açıklık getirdiği kabul edilmekte.

Estetik gâyeden tamamen uzak olan kitabın amacı Sofroniy’in yaşadığı olayları ve Vidin’i terkedişini anlatmak. 2 satır önce evli bile değilken, 2 satır sonra çocuklarından bahsetmeye başlamış. Şahsen ben okurken baya baya güldüm. Sofroniy’in yaşadığı olumsuz olayların çoğu da Türklerle bağlantılı olduğu için Türkleri bir veya iki olay dışında olumsuz yönleriyle anlatmış.

Otobiyografilerde, anlatılan kişiler karakter olma niteliği taşımazlar, düz tiplerdir ve iyi işlenmemişlerdir. Dolayısıyla eser sanatsal değerden yoksundur. Sofroniy’in kullandığı üsluba da çok fazla dikkat ettiği söylenemez. Çünkü birincil amacı yaşadığı olayları basit ve sıradan bir dille okuyucuya anlatmak. Lüzumsuz tekrarlar va bazı yerlerde kaba ifadeler var.

Sonuç olarak objektif bir bakış açısıyla okuyabilirseniz, dönemi anlgılamakla ilgili farklı bir kaynak olduğunu söyleyebilirim. En azından bazı şeyleri bir de öteki gözle okuyabiliyorsunuz.

Bir cevap yazın