Son Tapınak Şövalyesi

Öncelikte belirteyim kitap bir “Bestseller”

O yüzden kitabı büyük bir ciddiyetle okudum. Beklentilerimin arasında ortaçağ havasını koklamak vardı kesinlikle. Bu kokuyu kitabın hemen başlarında alınca oldukça heyecanlandım açıkçası. Gayet hızlı ve akıcı başladı, fakat parabolik bir şekilde heyecanını ve akıcılığını yitirdi. Son 100 sayfada yeniden tempo yakalamış olsada, genelleme yaparsak durağan bir kitap olduğunu söyleyebilirim.

Yazarın hakkını teslim etmek gerekli, Tapınak Şövalyeleri hakkında oldukça derin araştırmalar yapmış. Yalnızca şövalyeler üzerine degil, Türkiye, Yunanistan gibi ülkerinde coğrafik yapısını iyi betimlemiş. Gelip gezindigini tahmin ediyorum.

Fakat asıl tebrik etmek istediğim konu ise, bu günlerde herkesin değinmekten çekindiği dini konuları büyük bir cesaret ile eleştirmiş, tartışmış ve araştırmış.

Zaman zaman tarih içerisinde yolculuk yapması kitabın monotonluğunu bir nebze olsa azaltmış. Benim gibi Şövalyeler’e büyük hayranlık besliyorsanız eğer, o bölümleri bir solukta okuyacağınızdan eminim. Keşke daha fazla yazsaymış o bölümleri diyorum.

Olayın gidişatı içerisinde tabiki aşk var, FBI ajanımız ile arkeologumuz arasında ihtiraslı bir aşk yaşanıyor.. demek isterdim, ancak yazar her çiçekten bal almak istediği için aşkı, gerilimi, tarihi ve heyecanı tam yansıtamamış. Hepsinden biraz biraz olmuş. Bazen haddinden fazla gereksiz detaylar ile okuyucunun sınırlarını zorlamış.

İçerisinde okuyucuya katacağı ufak tefek bilgilerde mevcut ve herşeyden önce tüm samimiyetimle söyleyebilirimki gerçekten çok cesurca yazılmış bir kitap. Vatikan nasıl olduda kınamadı yazarı anlamadım.

Tarihe, Şövalyelere ve aksiyona merakı olanların sıkılmadan okuyacağı bir kitap.

Bir cevap yazın